Portekiz Kahve Kültürü

Portekiz’de Kahve Kültürü Nasıl Başladı?

Portekiz kahve kültürünün temelleri 1755 Lizbon depremiyle başlamış.  Bu deprem aynı zamandan jeofizik araştırmalarının başlamasına da ön ayak olmuş. Yaklaşık 200bin kişinin yaşadığı Portekiz’deki insanların %25’i deprem etkisiyle oluşan tsunami ve yangınlarda hayatlarını kaybetmiş. 1750-1777 yılları arasında Kral I.Joseph’in bir bakanı olarak görev yapan Marquis de Pombal Portekiz kafe kültürünün doğmasındaki temelleri oluşturmuş. Depremden sonra kralın yetkileriyle hareket eden bakan mühendislerin sunduğu projeler ışığında şehri sıfırdan inşa etme kararı almış. Şehir sıfırdan inşa edilirken de dünyada yaygınlaşmaya başlayan kahve evi kültürüne  uzak kalmamışlar. İlk kahve evleri deprem sonrası yapılan projelerle hayata geçmiş.  Kafeleri ilk olarak politikacı ve sanatçılar kullanmaya başlamış. Devamında ise tüm halk bu harekete katılarak Portekiz kahve kültürünün oluşmasında katkı sahibi olmuşlar.

Kafe Kullanım Yoğunluğu

2019 yılı baz alındığında ülkede 10.28 milyon insan yaşıyor ve kişi başı ortalama 4kg çekirdek tüketiliyor.  Portekiz halkı gelişen 3. dalga ile birlikte biraz olsun tüketimin eve çekildiği son yıllarda dünyanın geri kalanına nazaran halen daha kafe ve restoran ağırlıklı tüketimlerine devam ediyor(Tabi pandemi süreci bir istisna). Belki de geçmişlerinde yaşadıkları felaketle oluşan kültürlerinin güçlü etkisi ile bu kültürü devam ettiriyor olabilirler. Zira ülkede yaklaşık olarak 40000’in üzerinde kafe ve restoran olduğu bilinmektedir.

Kahve Fiyatları ve Ulaşılabilirlik

Kahve genel anlamda ulaşılması biraz daha zor bir içecek türüdür. Temel ihtiyaçlar dışında biraz daha keyfi, bazen de lükse kaçan bir içecektir. İşin içine sanatsal faaliyetler de girdiğinde fiyatlar artabilmektedir. Bu sebeple bazı ülkelerde halkın tümünün birden kahveye ayırabilecek bütçesi bulunamamaktadır. Örnek verecek olursak İtalya gibi kahvenin yoğun tüketildiği bir ülkede bütçesi olmayanlar için askıda kahve uygulaması dahi vardır.  Çünkü her kesim rahatça ulaşamıyor. Portekiz’de ise bu durum biraz daha farklı çünkü ekonomik sebeplerle kahve içememe oranı oldukça düşük. Aynı zamanda halk dünya ortalamasına göre en hesaplı fiyatlardan kahve tüketebiliyor. Zaten ülke halkının en az %90’ının düzenli olarak kahve tükettiği bilinmekteymiş.  Ancak bu ülkenin ekonomik olarak diğer ülkelerden iyi olduğunu göstermez. Çünkü başka nedenler de var.

Portekiz’de Kullanılan Çekirdek ve Kavurma

Portekiz’de halkın kendi bütçesini zorlamadan kahveye ulaşabilmesinin ana etkeni ülkede kullanılan çekirdek türünden kaynaklıdır. Portekiz bulunduğu kıtanın aksine yoğun oranda coffee canephora(Robusta) tüketmektedir. Robustanın arabicaya oranla olumsuz iklim koşullarına daha dayanıklı olduğundan yetiştirilmesi daha maliyetsiz ve kolaydır. Haliyle daha uygun fiyatlarla ithal edilebilir. Kafein oranları daha fazladır. Bu sebepten arabicaya göre daha acımsı tadıma sahiptir. Robustayı hafif ve orta kavrulmuş olarak kullanmayı tercih ederler. Şimdi asıl önemli olan nokta robusta ve kavurma yönteminden sebep oldukça acı bir kahve tüketilir. Geleneksek kahveleri olan “bica” yanında şekerle servis edilir. Hatta bunu şeker ile iç anlamına gelen “beba isto com açuçar” diye gelenekselleşmiş bir sözleri dahi oluşmuş.

Portekiz Neden Robustayı Tercih Ediyor?

Portekiz İmparatorluğu tarihteki ilk küresel imparatorluktur.  1415’de başladıkları sömürgeciliğe 1999 yılına kadar devam ettiler. 1755 Lizbon depremiyle güçlerine kaybetmiş ve Brezilya gibi büyük milletler bağımsızlıklarını kazanmışlardır. Portekiz’in elinde ise Asya ve Batı Afrika’daki çok göze batmayan ülkeler kalmıştı. Bunun robusta ile ilgisi nedir? Robustanın ana vatanı Batı Afrika’dır.  Batı Afrika ise Fransız, İngiliz ve Portekiz kontrolünde ve halen daha bu ülkelerin dilleri ana dil olarak kullanılmaktadır. Ancak Fransa ve İngiltere’nin diğer kıtalarda da halen resmi olmasa da sömürgeleri bulunmaktadır. Bu topraklarda arabica ekimi yapıldığından Portekiz’e oranla daha kolay ve ucuza ulaşabiliyorlar.  Çünkü kendi vatandaşları ve sömürgelerinin işlettiği çiftliklerden ithal ediyorlar. Buna ek olarak da Portekiz’e oranla alım güçleri daha fazladır. Portekiz de mantıklı olarak elinde robusta üreten sömürge çiftlikleri varken neden arabicaya yönelsin.