Pastel de Natanın Hikayesi

Pasdel de Nata

İnşasına sömürge imparatorluğunun ilham verdiği aynı zamanda da finanse ettiği bir manastırdan ortaya çıkıp, günümüze kadar gelmiş ve  şuan lezzetiyle bizleri sömüren bir tatlıdan bahsedeceğiz.

Pastel de nata hakkındaki tüm hikaye bir manastırdan başlamış. Devamında ise Portekiz İmparatorluğu’nda alınan siyasi kararlar sonucunda, manastırda görevli birkaç rahip dışında kimsenin tarifini bilmediği nata geçim sıkıntısı çeken rahiplerin hayatlarını idame etmelerine yardımcı olmuş. Rahipler tarifi tabi ki planlayıp düşünerek ortaya çıkarmamış. Çamaşırları kolalamak için yumurtanın beyazını kullanırlarmış. Yumurtanın beyazını kullanıyorlarmış arta kalan sarılarını ise kek ve hamur işlerinde kullanırlarmış. Manastırda bulunan Fransız din görevlileri ise alışık oldukları milföy hamuru ile yumurta sarılarını kullanarak natayı ortaya çıkarmışlar.

Manastır

Pastel de natanın hikayesi Unesco Dünya Miras Listesi’nde de bulunan Jeronimos Manastırı’ndan başlamış. Portekiz’in başkenti Lizbon’un Santa Maria de Belém semtinde bulunmaktadır. İnşasına 1501 yılında başlanmış olup tam 100 yılda tamamlanmıştır. Manastırın inşa nedeni ise, Portekiz’in Osmanlı hegemonyasını kırmak için Hindistan’a coğrafi keşifler eşliğinde yeni ticaret yollarını keşfetme başarısı için Meryem Ana’ya şükranlarını sunmak içinmiş. Portekiz’in kendine özgü mimarisi olan manuelin tarzına uygun şekilde yapılmıştır. Manuelin tarzı Vasco de Gama ve Pedro Alvares Cabral gibi Portekizli denizcilerin yaptığı keşiflerin de izlerini taşır. İnşaatın maliyeti Portekiz’in sömürgelerinden sağladığı ağır vergilerle yapılmıştır. Aynı zamanda Vasco de Gama’nın lahiti de bu manastırda bulunmaktadır.

Manastırların Kapatılması ve Natanın Yayılması

Napolyon’un 1807-1811 yıllarında peşi sıra gelen 3 işgalinden sonra Brezilya’ya sığınan kraliyet ailesi 1820 liberal devriminden sonra Portekiz’e geri döner.  Devrim sornası sekülarizmin de etkisiyle ülkedeki tüm dini otoriteler yavaş yavaş etkilerini kaybetmeye başlamış. 1833 yılında  Portekiz’deki tüm manastırlar devlet gelirlerinden muaf tutulmuş. 1834 yılında ise tüm manastırlar kapatılmış ve din görevlilerinin işlerine son verilmiş. Haliyle tüm din görevlileri hayatlarını idame için dağılmışlar. Jeronimos Manastırı’nın birkaç rahibi hariç. İki üç kişi olduklarını düşünülen rahipler manastırın hemen yakınındaki günümüzde de faaliyet gösteren Pastais de Belem isimli dükkanda satışlarını yapmaya başlamışlar.  O tarihlerde o bölge ana yaşam alanlarının biraz dışında kalırmış. Ancak limana ve manastıra çok yakın olması sebebiyle gezginler tarafından sıkça ziyaret edilip popülaritesi artarak günümüze kadar ulaşmış.

Pasteis de Belem

Rahipler natanın tarifini dükkanın sahiplerine satmış. 1837 yılından beri gerçek nata tarifi hiçbir değişikliğe uğramadan sadece bu aile işletmesinde bulunmaktadır.  Dünya’yı geçtik Portekiz’de dahi nata tarifinin gizliliğinin koruması adına başka işletme açmamışlar.